Kırım'ın Rusya tarafından işgalinin 5. yılı dolayısıyla Kırım Tatar Teşkilatları Platformu tarafından 2 Mart 2019 tarihinde Ankara'da düzenlenen toplantıda basın açıklaması yayınlandı.

platformTamga1

KIRIM TATAR TEŞKİLATLARI PLATFORMU'NDAN

Kırım'ın İşgalinin 5. Yılı Basın Açıklaması

Ankara 2 Mart 2019

Uluslararası antlaşmalarla garantörü olduğu komşu ülkesi Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saldıran Rusya, 27 Şubat 2014 tarihinde Kırım Tatarlarının Vatanı Kırım’ı işgal etmiştir. Korumakla yükümlü olduğu komşusuna pençeleriyle vahşice saldıran, ilkesizliğin her türlüsünü kullanan Rusya, silahların gölgesinde sahnelediği, referandum adını verdiği trajikomik oyunuyla, uluslararası hukuku da hiçe sayarak işgalini meşrulaştırmaya çalışmıştır.

Kırım'ın işgalinden beri Kırım Tatarlarının bütün kazanımlarını birer birer elinden geri alan İşgalci Rusya, acımasız ve karanlık rejimi ile Cennet Kırım’ı işgalin 5. yılında cehenneme dönüştürmüştür.

Başta, Kırım Tatarlarının temsil organı Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) olmak üzere her türlü milli teşkilatın faaliyetlerini yasaklamış, KTMM’nin varlıklarına el koymuştur.

Vatanlarına girişini yasaklayarak, Kırım Tatarlarının liderlerini tekrar sürgüne tabi tutmuştur.

Kırım Tatarlarının temsil organlarını ve liderlerini itibarsızlaştırmaya ve karalamaya yönelik çirkin ve iğrenç iftiralarını yönlendirilmiş medyalarında ahlaksızca yaymaya çalışmıştır.

Çok sayıda Kırım Tatarı ve Ukraynalıyı, ırk ayrımcılığı uygulayarak işten atmıştır. Özellikle kamu otoriteleri ve kurumlarında çalışan Kırım Tatarı ya da Ukrain sayısını neredeyse yok denilecek hale getirmiştir.

Cinayetleri, göz altıları, tutuklamaları, adam kaçırmaları, kayıpları, işkenceleri mafya usulü ile gerçekleştirmiştir.

28 medya organını yasaklamış, 503 radyo frekansına el koymuştur.

2014 yılına kadar Kırım Tatarca eğitim veren 14 millî okulun milli okul olma statüsünü ortadan kaldırmıştır.

Kırım’daki tarihi eserleri Moskova’ya taşıyarak yağmalamış; Kırım Hanlığının yüzlerce yıl yönetim merkezi olan, Kırım’daki en önemli Türk-İslam eserlerinden Hansaray’ı restorasyon adı altında vahşice tahrip etmiştir.

Kırım Tatarlarının dini ve milli kültürlerini sürdürmek amacıyla bir araya geldikleri ve yaşayışlarının bir bölümünü oluşturan toplantılarını sürekli takip ederek, baskınlar yapmıştır. Yalnızca bu toplantılara katılanlara değil, bunlarla başka ortamlarda yan yana fotoğrafı bulunduğu tespit edilenlere dahi on yılları aşan çok ağır hapis cezaları vermiştir.

Sabahın erken saatlerinde kapılar kırılarak, otomatik silahlı, yüzleri maskeli kişilerce yapılan ev baskınları ile 75 yıl önce yapılan büyük Kırım Tatar Sürgününü hatırlatmıştır.

Kırım Tatarlarının matem günlerine bile tahammül edememiş, 1990’lı yıllardan beri Vatan Kırım’da yapılan 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgün Mitinglerini yasaklamıştır.

2019 yılında onuncu sınıflarda okutulan “Kırım Tarihi” ders kitabında; Kırım Tatarlarını “2. Dünya Savaşı sırasında Alman işgalcilerle işbirliği yapan işbirlikçiler” olarak göstermiş, aynı Stalin dönemindeki gibi hain ilan etmiştir.

Resmi kayıtlara göre; Kırım’dan 35.448 kişiyi Ukrayna içine göç etmek zorunda bırakmıştır. Rusya’dan Kırım’a 180.000’den fazla insanı taşımış, 32.500 asker getirmiştir.

Bir taraftan hayatı çekilemez hale getirerek Kırım Tatarlarını göç ettirmeye çalışmış; diğer taraftan, vatanını terk etmeyenlerin de milli ve manevi değerlerini yok etmeye, eğitim ve kültürel haklarını ellerinden almaya, insanlık dışı, en akıl almaz yöntemlerle devam etmiştir.

İşgalini devam ettirdiği 5 yıldan beri Kırım Tatarlarının bütün milli değerlerine tecavüzünü sürdürmüştür.

Kırım’ın işgalinin devamında Rusya tarafından işlenen insanlık suçları pervasızca sürüyor, bu suça ortak olmamakta kararlı olan Kırım Tatarları ise hedef haline getirilerek, etkisizleştirilmeye, hatta yok edilmeye çalışılıyor.

Putin Rusyası’nın nihai hedefi, Kırım Tatarlarının Kırım’daki siyasi varlığını sıfıra indirerek, içi ve ruhu boşaltılmış, milli ve manevi değerlerinden arındırılmış, çok az nüfuslu bir folklorik azınlık haline getirmektir.

Bütün bu olanlara rağmen Kırım Tatarları, daima savunageldikleri ilkeler ve inançlarına bağlı kalarak, demokratik duruşlarından ödün vermeyecek; Putin Rusyası'nın şantajlarına ve tehditlerine hiçbir zaman boyun eğmeyecek ve Kırım'ın işgalini kesinlikle ve asla tanımayacaktır.

 

 

Pin It