Türkiye’de faaliyet gösteren 50’ye yakın sivil toplum örgütünün ortak çalışma platformu olan, Kırım Tatar Teşkilatları Platformu tarafından “Amerika Birleşik Devletleri’nin Ukrayna-Rusya savaşı ile ilgili olarak taraflara ilettiği sözde barış planı hakkında” 24 Kasım 2025 tarihinde Türkçe, İngilizce ve Ukraince olarak 3 dilde bir bildiri yayınlandı.
Kırım Tatar Teşkilâtları Platformu’ndan

Kırım yarımadası, Rusya Federasyonunun yalandan ibaret propagandalarının tam aksine 1000 yıldan daha uzun süredir Kırım Tatarlarının tarihte ve günümüzde ana vatanıdır. Kendi tarihleri en fazla üç yüz yıl olan devletlerin ve ulusların bu kadim tarihi hayal etmeleri elbette beklenemez.
Rusya rejimleri, vatanımızı ilk olarak 1783 yılında işgal ederek millî devletimizi yok ettiler. İkinci işgal 1918’de gerçekleşti ve Kırım Demokratik Halk Cumhuriyetimiz de kısa süren ömrünü bu işgal ile tamamladı. Ve vatanımız son olarak da yine bir başka Rus rejimi tarafından 2014 yılında işgal edildi.
1783’den günümüze Kırım’ın aslî ve tarihî sahibi olan Kırım Tatarları defalarca işgalci ve saldırgan Rus rejimleri tarafından soykırıma, katliama ve asimilasyona tabi tutuldu. 1783 yılında Kırım nüfusunun %99’u Kırım Tatarı iken, Kırım Tatar Sürgün ve Soykırımının gerçekleştiği 18 Mayıs 1944 tarihinde bu oran %0’a düşürüldü. Sovyetler Birliğinin son yıllarında başlayan vatana dönüş dönemi olan 1989-2014 yılları arasında vatanımız Kırım’da nüfusumuz yeniden %14’e çıkmıştı. 2014’ten sonra Rusya’nın Kırım’daki demografik yapıyı değiştirme gayretleri bütün dünyanın gözü önünde gerçekleştirilmiştir.
Kırım Tatarları geçtiğimiz iki buçuk asır boyunca Rusya rejimlerinin baskıları ve zulümleri neticesinde ana vatanlarından ayrılmak ve bugün dünyada 20 ayrı ülkede yaşamak zorunda bırakıldı.
Bütün bu baskı, zulüm, katliam ve soykırımlara karşı Kırım Tatar halkı insan hakları, uluslararası hukuk, hukukun üstünlüğü, demokrasi ve adalet ilkelerinden taviz vermeksizin Rusya rejimlerine ve tiranlarına karşı millî mücadelesini sürdürdü.
Kırım Tatar halkı, Türkiye’de kurulu 48 Kırım Tatar sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu Kırım Tatar Teşkilatları Platformu ve 20 ülkeden 183 Kırım Tatar sivil toplum kuruluşunun kurduğu Dünya Kırım Tatar Kongresi 2014’teki son işgalin ardından da bu ilkelere bağlılık kapsamı ve çerçevesinde Kırım’ın kanunsuz ve haydut Rusya Federasyonu tarafından işgalini tanımadığını ve asla tanımayacağını beyan ve ilan etti.
İzah edilen bu kısa tarih ve millî mücadelemizin prensipleri çerçevesinde, kısa tarihi boyunca kendi topraklarında yabancı bir devletin hiçbir baskı ve tehdidini hissetmemiş Amerika Birleşik Devletleri’nin Ukrayna-Rusya savaşı ile ilgili olarak taraflara ilettiği sözde barış planının Kırım Tatar halkı tarafından kabulü kesinlikle mümkün değildir.
Vatanda ve diasporada yaşayan Kırım Tatarları:
Talep ve beyanlarını ısrar ve kararlılıkla tekrar etmektedir.
Basında yer alan detaylar ışığında Amerikan hükümeti tarafından önerilen planın tam tabiri ile “sözde barış planı” olduğu, daha da tehlikelisi insanlık için adalet ve hukuk duygusunu yok edici, uluslararası hukuk sistemini çökertici bir içeriğe sahip olduğu, bunun ötesinde gelecekte çok daha büyük ölçekli çatışma ve savaşları tetikleyici nitelikte olduğu çok açıktır. Dünya tarihi böyle adaletsiz anlaşmaların doğurduğu büyük savaş ve çatışmalarla doludur ve teklif sahiplerinin bunlardan ders almadığını göstermektedir.
Kırım Tatarları, acı ve zulümlerle dolu son iki buçuk asırlık tarihleri boyunca her zaman destek ve gücünü yanında hissettiği Türkiye’ye müteşekkir olmuştur. Türk devleti, Kırım Tatar halkının millî irade ve kararlarına her zaman kendi irade ve kararı olarak sahip çıkmış ve her ortam ve platformda savunmuştur. Bu asla unutulmayacak desteğin, sözde barış planına karşı da değişmeden devam edeceğine inancımız tamdır.
Keza, Rusya’nın saldırganlığına ve haydutluğuna karşı onurlu ve kararlı bir şekilde karşı çıkan, mücadeleye destek veren tüm devletlere teşekkür ediyoruz. ABD’nin Kırım’ın geleceği ile ilgili kararlarda o toprakların gerçek sahibi olan milyonlarca Kırım Tatarının talebini göz ardı etmeyen bir barış planı masaya koyacağına dair inancımızı da muhafaza ediyoruz.
Kırım Tatar halkı, zalim ve katil Rusya’ya asla teslim olmayacaktır.
Saygılarımızla,
__________________________________________________________________________________________________________________
Ankara, 24.11.2025
FROM THE CRIMEAN TATAR ORGANIZATIONS PLATFORM

“About the so-called peace plan in the Ukraine-Russia war”
Contrary to the Russian Federation's false propaganda, the Crimean Peninsula has been the homeland of the Crimean Tatars for over 1,000 years, both historically and today. Of course, states and nations with a history spanning only three hundred years cannot be expected to imagine this ancient history.
Russian regimes first invaded our homeland in 1783, destroying our national state. The second invasion occurred in 1918, and our Crimean People's Democratic Republic ended its short life with this invasion. Finally, our homeland was invaded by yet another Russian regime in 2014.
From 1783 to the present, Crimean Tatars, the original and historical inhabitants of Crimea, have been repeatedly subjected to genocide, massacres, and assimilation by occupying and aggressive Russian regimes. While 99% of Crimea's population was Crimean Tatar in 1783, this proportion was reduced to 0% on May 18, 1944, the day of the Crimean Tatar Exile and Genocide. Between 1989 and 2014, the period of repatriation that began in the final years of the Soviet Union, the Crimean Tatar population in our homeland rose again to 14%. After 2014, Russia's efforts to change the demographic structure of Crimea were realized before the eyes of the entire world.
As a result of the oppression and cruelty of the Russian regimes over the past two and a half centuries, Crimean Tatars were forced to leave their homeland and today live in 20 different countries around the world.
Despite all this oppression, cruelty, massacres and genocide, the Crimean Tatar people continued their national struggle against the Russian regimes and tyrants without compromising the principles of human rights, international law, the rule of law, democracy and justice.
The Crimean Tatar people, the Crimean Tatar Organizations Platform, which is formed by 48 Crimean Tatar civil society organizations established in Türkiye, and the World Crimean Tatar Congress, which is founded by 183 Crimean Tatar civil society organizations from 20 countries, declared and announced that they do not recognize and will never recognize the occupation of Crimea by the illegal and rogue Russian Federation within the scope and framework of their adherence to these principles, even after the last occupation in 2014.
Within the framework of this brief history and the principles of our national struggle, it is absolutely impossible for the Crimean Tatar people to accept the so-called peace plan conveyed to the parties in the Ukraine-Russia war by the United States, which has never felt any pressure or threat from a foreign state on its territory throughout its short history.
Crimean Tatars living in the homeland and in the diaspora repeats these demands and statements with insistence and determination:
-The only honorable and just solution to the Ukraine-Russia war is the restoration and establishment of Ukraine's pre-2014 borders,
- The aggressor and bandit Russian Federation must compensate for all human and material damages incurred as a result of the illegal actions of the RF, which have continued since 2014
- It should be known that no agreement or treaty will be accepted regarding the fate of the Crimean Peninsula that goes against the will of the Crimean Tatar people and that our national will is determined to build a future together with Ukraine,
In light of the details reported in the press, it is clear that the plan proposed by the American government is, in the strictest terms, a "so-called peace plan." More dangerously, it is designed to destroy humanity's sense of justice and law, to undermine the international legal system, and, beyond that, to trigger even larger-scale conflicts and wars in the future. World history is replete with major wars and clashes resulting from such unjust agreements, demonstrating that the proposers have not learned their lessons. Throughout their two and a half centuries of suffering and oppression, the Crimean Tatars have always been grateful to Türkiye, whose support and strength they have felt. The Turkish state has always upheld the national will and decisions of the Crimean Tatar people as its own and defended them on every platform. We have full confidence that this unforgettable support will continue unwaveringly, even in the face of the so-called peace plan. We also thank all the states that have honorably and resolutely opposed and supported Russia's aggression and banditry. We maintain our confidence that the US will put forward a peace plan that, in decisions regarding the future of Crimea, does not ignore the demands of the millions of Crimean Tatars, the true owners of that land. The Crimean Tatar people will never surrender to the cruel and murderous Russia.
Best regards,
Crimean Tatar Organizations Platform
_________________________________________________________________________________________________________________________
Анкара, 24.11.2025
ВІД ПЛАТФОРМИ КРИМСЬКОТАТАРСЬКИХ ОРГАНІЗАЦІЙ

«Щодо так званого мирного плану у війні між Україною та Росією»
Всупереч хибній пропаганді Російської Федерації, Кримський півострів є батьківщиною кримських татар вже понад 1000 років як історично, так і сьогодні. Звичайно, не можна очікувати, що держави та нації з історією, що налічує лише триста років, уявлятимуть собі цю давню історію.
Російські режими вперше вторглися на нашу батьківщину у 1783 році, знищивши нашу національну державу. Друге вторгнення сталося у 1918 році, і наша Кримська Народна Демократична Республіка завершила своє коротке життя внаслідок цього вторгнення. Зрештою, наша батьківщина була захоплена ще одним російським режимом у 2014 році.
З 1783 року до сьогодні кримські татари, корінні та історичні мешканці Криму, неодноразово зазнавали геноциду, масових убивств та асиміляції з боку окупаційних і агресивних російських режимів. Якщо у 1783 році кримські татари становили 99% населення Криму, то 18 травня 1944 року - у день вигнання та геноциду кримських татар - ця частка була зведена до 0%. Між 1989 і 2014 роками - періодом репатріації, що розпочався в останні роки існування Радянського Союзу, - чисельність кримськотатарського населення на нашій батьківщині знову зросла до 14%. Після 2014 року спроби Росії змінити демографічну структуру Криму здійснювалися на очах усього світу.
Унаслідок гноблення та жорстокості російських режимів протягом останніх двох із половиною століть кримські татари були змушені покинути свою батьківщину і сьогодні живуть у 20 різних країнах світу.
Незважаючи на всі ці утиски, жорстокість, різанину та геноцид, кримськотатарський народ продовжував свою національну боротьбу проти російських режимів і тиранів, не поступаючись принципами прав людини, міжнародного права, верховенства права, демократії та справедливості.
Кримськотатарський народ, Платформа кримськотатарських організацій, що складається з 48 кримськотатарських громадських організацій, заснованих у Туреччині, а також Всесвітній кримськотатарський конгрес, утворений 183 кримськотатарськими громадськими організаціями з 20 країн, заявили, що не визнають і ніколи не визнають окупацію Криму незаконною та зрадницькою Російською Федерацією у рамках дотримання цих принципів - навіть після останньої окупації у 2014 році.
У межах цієї короткої історії та принципів нашої національної боротьби для кримськотатарського народу абсолютно неможливо прийняти так званий мирний план, запропонований сторонам російсько-української війни Сполученими Штатами, які протягом своєї короткої історії ніколи не відчували на своїй території жодного тиску чи загрози з боку іноземної держави.
Кримські татари, які проживають на батьківщині та в діаспорі, наполегливо та рішуче повторюють такі вимоги та заяви:
- Єдиним гідним і справедливим вирішенням російсько-української війни є відновлення та встановлення кордонів України до 2014 року.
- Агресор і бандит, Російська Федерація, повинна компенсувати всі людські та матеріальні збитки, завдані внаслідок незаконних дій РФ, що тривають з 2014 року.
- Має бути відомо, що жодна угода чи договір щодо долі Кримського півострова не буде прийнято, якщо вони суперечать волі кримськотатарського народу, і що наша національна воля спрямована на побудову майбутнього разом з Україною.
З огляду на подробиці, повідомлені у пресі, стає зрозуміло, що план, запропонований американським урядом, є, найсуворішими словами, «так званим мирним планом». Що ще небезпечніше - він покликаний зруйнувати людське почуття справедливості та права, підірвати міжнародну правову систему та, понад усе, спровокувати ще масштабніші конфлікти та війни у майбутньому. Світова історія рясніє великими війнами та зіткненнями, що виникли внаслідок таких несправедливих угод, що свідчить про те, що автори пропозиції не засвоїли уроків.
Протягом двох із половиною століть страждань і гноблення кримські татари завжди були вдячні Туреччині, чию підтримку та силу вони відчували. Турецька держава завжди відстоювала національну волю та рішення кримськотатарського народу як свої власні та захищала їх на всіх платформах. Ми повністю впевнені, що ця незабутня підтримка непохитно продовжуватиметься навіть попри так званий мирний план.
Ми також дякуємо всім державам, які з честю та рішучістю виступили проти агресії та зловмисності Росії та підтримали нас. Ми зберігаємо впевненість у тому, що США запропонують мирний план, який у рішеннях щодо майбутнього Криму не ігноруватиме вимоги мільйонів кримських татар, справжніх власників цієї землі.
Кримськотатарський народ ніколи не здасться жорстокій та кровожерливій Росії.
З повагою
Платформа кримськотатарських організацій
