Genel Merkezimizin düzenlediği “Kırım’ın ve Ukrayna’nın İşgaline Karşı Direniş Günü” başlıklı panel 26 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da gerçekleştirildi.

Tuvgan Til İnternet Sitesi Koordinatörü Oya Deniz Çongar Şahin’in takdimini üstlendiği panel İstiklal Marşı, Ukrayna milli marşı ve Kırım Tatar milli marşı “Ant Etkenmen”in okunması ile başladı.

Milli marşların okunmasının ardından, Kırım’ın işgalinin on ikinci yıl dönümü, Ukrayna topraklarının tamamında başlatılan savaşın dördüncü yıl dönümü vesilesiyle Genel Merkezimiz tarafından yayınlanan 26 Şubat 2026 tarihli basın bildirisi Oya Deniz Çongar Şahin tarafından okundu.

Milli Kütüphane Yunus Emre Konferans Salanu’nda gerçekleştirilen programın açılış konuşmaları Genel Başkanımız Mükremin Şahin, Ukrayna Derneği Başkanı Iryna Ambarkütükoğlu ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal’in eşi Leviza Celal tarafından yapıldı.

Genel Başkanımız Mükremin Şahin, 26 Şubat 2014 tarihinde Rusya’nın Kırım’ı işgaline karşı başlattığı şanlı direnişimizin devam ettiğini, Kırım Tatarlarının geleceğinin demokrasi ile birlikte şekilleneceğini, bunun içinde geleceğimiz için Ukrayna ile birlikte mücadelemizi sürdüreceğimize dair görüşlerini dile getirdi.

Ukrayna Derneği Başkanı Iryna Ambarkütükoğlu Rusya’nın saldırıları karşısında mücadelelerini yılmadan sürdüreceklerini, diaspora olarak birlik ve beraberlik içerisinde halkının onurlu mücadelesine en güçlü şekilde katkı vermeye devam edeceklerini ifade etti.

Leviza Celal konuşmasında kendisi için Kırım’ın sadece bir toprak olmadığını belirterek, köklü geçmişinin, kimliğinin, varlığının bütünleştiği bir vatan olduğunu ve bundan vazgeçilmesinin mümkün olmadığına değindi.

Panel, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Ersin ORALLI moderatörlüğünde, Kırım Tatar Milli Meclisi (KTMM) Üyesi ve Uluslararası Şefika Gaspıralı Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, Çankırı Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sezai ÖZÇELİK, Karabük Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Yuliya Biletska’nın konuşmaları ile gerçekleştirildi.

Doç. Dr. Levent Ersin ORALLI, II. Dünya Savaşı’nın ardından kurulan yeni dünya düzeninde 1945 yılından günümüze kadar ilk defa bir başka ülkenin işgal edilen toprakları üzerinde pazarlıklar yapıldığını, bunun sonucunda haklı olanın değil güçlü olanın sözünün geçtiği bir döneme girildiğini, bunun da adaletsizliğin yaygınlaşarak dünyanın geleceğini çok kötü etkileyeceğini belirtti.

Prof. Dr. Gayana Yüksel, gerek Kırım’ın işgalinde gerekse Ukrayna topraklarının genelinde başlattığı Rusya’nın saldırılarından birebir etkilendiğini, bu bağlamda hayatının 3 ayrı bölüme ayrıldığını, Kırım’ın işgal edildiği 2014 yılına kadar olan dönem, Kırım’ın işgalinin ardından Ukrayna topraklarının genelinde 2022 yılında başlayan savaşa kadar olan dönem ve 2022 yılından günümüze kadar devam eden dönemde yaşadıklarını anlattı.

Dr. Yuliya Biletska 2014 yılındaki Kırım’ın işgaline dünyanın tepkisiz kalması sonucu Rusya’nın daha da pervasızlaşarak 2022 yılında savaşı Ukrayna topraklarının tamamına yaydığını açıkladı. Ukrayna’nın geçilmesi durumunda sıranın kendisine geleceğini anlayan Avrupa’nın Ukrayna’nın yanında olmak zorunda kaldığını belirtti. Savaşın hibrit boyutuna da değinen Biletska, Türk ve Müslüman halkları sürgüne gönderen, onlara soykırım uygulayan “Kızıl Ordu”nun adı ile bugün sanat adı altında Türkiye’de konserler düzenleyebildiğini, rütbeli askerlerden oluşan “Aleksandrov Rus Kızılordu Korosu ve Dans Topluluğu” adlı bu grubun bağlı olduğu Rusya Savunma Bakanlığı’nın günümüzde Ukrayna’da sivillere karşı işlemiş olduğu insanlık ve savaş suçlarını aklamaya, normalleştirmeye hatta sempatik göstermeye yönelik üstlendiği misyon ile savaşın hibrit boyutunda yer aldığını ifade etti.

Panelin son konuşmacısı Prof. Dr. Sezai Özçelik, barış görüşmelerini de sürekli sabote eden Rusya’nın, anlaşma istemeyen tarafın Ukrayna olduğuna dair yanıltıcı bilgileri düzenli olarak yaydığını, dezenformasyon alanında da çok etkili olduğunu ifade etti. Kırım’ın işgal edildiği 2014 yılından itibaren Türkiye’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine vurgu yaparak kararlı bir tutum sergilemesinin yanında Birleşmiş Milletler (BM)’de bu duruşunu sürdürdüğünü belirtti.

Özçelik, BM Genel Kurulu’nun 24 Şubat 2026 tarihinde aldığı kararla Ukrayna'da devam eden savaşta ateşkesin ivedilikle sağlanması, Uluslararası hukuk temelinde adil ve kalıcı barışın tesisi, esirlerin, kaçırılan ve elde tutulan şahısların iadesi, sürgün edilenlerin yurtlarına dönmelerine izin verilmesi, özellikle çocukların vatanlarına teslim edilmesi başlıklarını öne çıkararak Ukrayna'nın uluslararası hukukça tanınmış topraklarının Rusya tarafından terk edilerek Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğinin yeniden tesisi esasında bir barışın tesisi yönündeki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu iradesini hükme bağladığını, 107 "Evet" oyuna karşılık 12 "Hayır" oyu ile kabul edilen ve 51 ülkenin "Çekimser" oy kullandığı bu kararda Türkiye her zamanki gibi Ukrayna’nın yanında yer alırken ABD’nin ise çekimser kaldığını ifade etti.

Panel öncesinde ve panel süresince Kırım’ın işgalini, direnişi ve savaşın Ukrayna’daki tahribatını anlatan fotoğraflardan oluşan sergi katılımcılar tarafından takip edildi.



