Genel Merkezimiz tarafından Ankara’nın Ulus Meydanı’ndaki Atatürk heykeli önünde saat 14.00’te açık hava toplantısı düzenlenerek basın açıklaması gerçekleştirildi.

Mitinge katılan Kırım Tatar diasporası temsilcileri, Kırım’daki siyasi tutsakların fotoğraflarının yer aldığı dövizleri taşıdı.

Anma mitingi, Türkiye, Ukrayna ve Kırım Tatar millî marşlarının okunmasıyla başladı.

Genel Başkanımız Mükremin Şahin, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl, Kırım Tatar Millî Meclisi (KTMM) Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Gayana Yüksel, Ankara Ukrayna Derneği Başkanı İrına Ambarkütükoğlu’nun konuşmacı olduğu toplantıda, basın bildirisi Genel Başkan Yardımcımız Av. Namık Kemal Bayar tarafından okundu.

“STALİN YOK OLDU AMA KIRIM TATARLARI YAŞADI”
Genel Başkanımız Mükremin Şahin konuşmasının başında Kırım Tatarlarının nüfusunun yarısının o meşum sürgünde hayatını kaybettiğini belirtti. “Sürgün, Kırım Tatar halkı için bir son değil, yaşama iradesi için bir başlangıç günüydü.” diyen Şahin, sürgün vagonlarında başlayan Kırım Tatar millî hareketinin 1950 ile 1960 yılları arasında dünyada sesini duyurmaya başladığını, “bir avuç halk” denilen Kırım Tatarlarının ayağa kalktığını aktardı.

Kırım Tatar millî hareketinin, aynı zamanda insan hakları ve hukuk hareketi olduğunu belirten Şahin, “Sovyetler yıkıldı, Stalin yok oldu ama Kırım Tatarları yaşadı.” ifadelerini kullandı.
“KIRIM TATARLARI VATANLARINA OLAN BAĞINI KOPARMADI”
Rusya’nın Kırım’ı işgal ettikten sonra Kırım Tatar millî hareketinin yok edilmeye, KTMM’nin terörle ilişkilendirilmeye çalışıldığını bildiren Şahin, konuşmasını şu ifadelerle sonlandırdı:

Bugün Kırım Tatarları 20 ülkede yaşıyor. Ancak hiçbir Kırım Tatarı vatanlarına olan bağını koparmadı. Biz her 18 Mayıs’ta yaşama olan inancımızı pekiştiriyoruz. Hiçbir zaman Kırım’dan vazgeçmeyeceğiz. Bir gün tekrar vatanımıza döneceğiz, medeniyetimizi ve kültürümüzü yaşatacağız. Geleceğimizi, Türkiye Ukrayna dostluğuyla beraber görüyoruz.

“82 YIL GEÇTİ AMA ACILAR DÜN GİBİ TAZE”
Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl “Bu, yalnızca zorla yerinden edilme eylemi değildi. Bu, Kırım’ın yerli halkını vatanından, tarihî hafızasından, kültüründen ve geleceğinden mahrum bırakmaya yönelik bilinçli bir girişimdi.” İfadesini kullanarak, aradan 82 yıl geçmesine rağmen yaşanan acıların hâlâ taze olduğunu vurguladı.

“KIRIM TATARLARI VE UKRAYNA HALKI İŞGALCİ RUSYA’YA KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE EDİYOR”
Rusya’nın 2014 yılında Kırım’ı işgal etmesiyle yarımadaya yeni bir baskı dalgasının geldiğini belirten Celâl, Kırım’da yaşananları şöyle özetledi:

Siyasi sebeplerle gerçekleştirilen tutuklamalar, insanların kaçırılması, ifade özgürlüğünün yok edilmesi, Kırım Tatar halkının millî kimliğinin bastırılması ve siyasi temsilinin yok edilmesine yönelik girişimler. İşte bugün Kırım’da olanlar bunlar.
Celâl, 1944 Sürgünü'nün ve 2014 işgalinin Kırım Tatar halkının iradesini zayıflatamadığını aksine topraklarına, onurlarına ve özgürlüklerine sıkıca bağlandıklarını kaydetti.

“Kırım Tatarları tüm Ukrayna halkıyla birlikte kendi ana vatanlarında özgürce yaşama hakkı için mücadelelerini sürdürüyor.” diyen Celâl, Kırım Tatarlarının Ukrayna ordusunda vatanlarını korumak için cesur bir şekilde mücadele ettiklerini anımsattı.

“TÜRKİYE’NİN TUTUMUNU TAKDİRLE KARŞILIYORUZ”
Celâl, Türkiye’nin Ukrayna’ya ve Kırım Tatarlarına olan desteğini takdirle karşıladıklarını ifade ederek şöyle devam etti:
Uluslararası ortaklarımızın ilkesel duruşunu, özellikle de Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü, Kırım Tatarlarının haklarını ve Karadeniz bölgesinde adaleti kararlılıkla destekleyen dost Türkiye Cumhuriyeti’nin tutumunu yüksek takdirle karşılıyoruz.
“HER BİR RAKAM BİR İNSAN DEMEKTİR”
KTMM Üyesi ve Şefika Gaspıralı Uluslararası Kadın Birliği Başkanı Prof. Dr. Yüksel, Kırım Tatarlarının sürgünü asla unutmayacaklarını söyleyerek başladığı konuşmasında, sürgüne ilişkin hâla bilinmezlerin olduğunu bu nedenle Sovyet arşivlerinin açılması ve incelenmesi gerektiğini aktardı.

“İstatistiklerdeki her bir rakam bir insanın hayat hikâyesidir.” diyen Yüksel, 8 ülkenin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü’nü soykırım olarak tanıdığını ancak bununla yetinilemeyeceğini, uluslararası mahkemelerde de davaların açılarak soykırımın tüm dünya tarafından kabul edilmesi gerektiğini ifade etti.
“MÜCADELEMİZ DURMADAN SÜRECEK”
KTMM’nin Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve Kırım’ın özgürlüğü için mücadele ettiğini belirten Yüksel, KTMM’nin yakın zamanda Ukrayna’da Kırım Tatarlarının yetkili temsilcisi olma hakkına kavuştuğunu hatırlattı.

Yapmaları gereken çok iş olduğunu belirten Yüksel şu ifadelere yer verdi:
Kırım Tatarları, Ukrayna halkıyla birlikte ön cephede işgalcilere karşı mücadele ediyor. Rus işgaline karşı sergilediği üstün cesaret nedeniyle üç Kırım Tatarı ‘Ukrayna Kahramanı’ ünvanına ve ‘Altın Yıldız’ nişanına layık görüldü. Mücadelemiz durmadan sürecek.
18 MAYIS 1944 BÜYÜK BİR ACININ SEMBOLÜDÜR

Ankara Ukrayna Derneği Başkanı İrına Ambarkütükoğlu konuşmasında, 18 Mayıs 1944’ün Kırım Tatarları için sadece bir gün olmadığını, bu tarih binlerce ailelerin parçalandığını, insanların kendi evinden zorla koparıldığını, çocukların, annelerin, yaşlıların sürgün yollarında hayatını kaybettiğini vurgulayarak 18 Mayıs 1944’ün büyük bir acının sembolü olduğunu belirtti

KIRIM DERNEĞİ’NDEN 82. YIL DÖNÜMÜNE ÖZEL BASIN BİLDİRİSİ
Genel Başkan Yardımcımız Av. Namık Kemal Bayar, Genel Merkezimizin 18 Mayıs 1944 Kırım Tatar Sürgünü'nün 82. yıl dönümü vesilesiyle 3 dilde yayımladığı basın bildirisini katılımcılarla paylaştı.
Basın bildirisine buradan ulaşabilirsiniz.
Kaynak: QHA
